Peygamber Efendimizin Hayatı

|Peygamber Efendimizin Hayatı
Peygamber Efendimizin Hayatı2020-07-18T12:00:16+00:00

HAZRETİ EBÛ BEKİR’İN VEDASI

21 Haziran 2019|Categories: Peygamber Efendimizin Hayatı|

Hz. Ebû Bekir, Peygamberimizin (a.s.) odasından dışarı çıkıp:“Muhammed ancak bir elçidir. Ondan önce de birçok elçi gelip, geçmiştir. O ölür veya öldürülürse geriye mi döneceksiniz? Kim geriye dönerse, Allah’a bir zarar veremez, ama Allah şükredenleri ödüllendirecektir.” anlamındaki Âl-i İmrân sûresinin 144. âyetini okudu. Peygamberimizin vefatını sahabeye bu şekilde duyurmuştu. Hazreti Peygamber’in (a.s.) mübarek bedenini, babasının gömüldüğü şehrin toprağı saracaktı. Medine’de, Mescid-i Nebevî’nin Cennet Bahçesi’ne defnedildi. Müminler kıyamete kadar onun kabrini nasıl ziyaret edecekse, onun güzel ruhu da kıyamete kadar müminlerin kalbini ziyaret edecektir.

CENNETTE BULUŞMAK

21 Haziran 2019|Categories: Peygamber Efendimizin Hayatı|

Sevgili Peygamberimiz, mayıs ayının son günlerinde hastalanmıştı. Mescide gidemiyordu. Namazları dostu Hz. Ebû Bekir’in kıldırmasını istemişti.8 Haziran 632 Pazartesi günü, sağ elinin işaret parmağını kaldırdı. Dudaklarından dökülen sözler şunlardı: “Yüce rabbimle beraber olmaya... Allah’ım, cennette buluşmak üzere!”Peygamberimiz tam altmış üç yaşındaydı. Onun vefatını duyan müminler ağlıyordu. Hazreti Ebû Bekir sevgili dostunun odasına girdi. Yüzündeki örtüyü kaldırıp, Peygamberimizin alnından öptü.-Anam babam sana feda olsun ey Allah’ın Peygamberi! Senin hayatın da güzel, ölümün de, dedi...

VEDA HUTBESİ

21 Haziran 2019|Categories: Peygamber Efendimizin Hayatı|

Veda hutbesini dinleyen insanlar hüzünlüydü, çünkü Peygamberleri bu konuşmayla, onların arasından ayrılacağının işaretini veriyordu. “Bilmiyorum, belki bu seneden sonra sizinle burada bir daha buluşamayacağım.” diyordu.“Kimin yanında bir emanet varsa, onu hemen sahibine versin.”“Size iki emanet bırakıyorum, onlara sarılıp uydukça yolunuzu hiç şaşırmazsınız. O emanetler, Allah’ın kitabı Kur’ân-ı Kerim ve Peygamberin sünnetidir.”“Arabın Arap olmayana, Arap olmayanın da Arap üzerine üstünlüğü olmadığı gibi; kırmızı tenlinin siyah üzerine, siyahın da kırmızı tenli üzerinde bir üstünlüğü yoktur. Üstünlük ancak takvadadır. Allah yanında en kıymetli olanınız O’na karşı gelmekten en çok sakınanızdır.”“Dikkat ediniz! Şu dört şeyi kesinlikle yapmayacaksınız:-Allah’a hiçbir şeyi ortak koşmayacaksınız.-Allah’ın haram ve dokunulmaz [...]

GENEL AF

21 Haziran 2019|Categories: Peygamber Efendimizin Hayatı|

Mekkeliler şaşkın bakışlarla müslümanları izliyordu. Allah’ın resulü onlara “Şimdi size ne yapacağımı düşünüyorsunuz?” diye sordu. “İyilik umuyoruz. Sen asil bir kardeş ve asil bir kişinin oğlusun.” dedi müşrikler. Peygamberimiz de onlara “Ben size Yusuf peygamberin, kendisine kötülük yapan kardeşlerini affederken söylediğini söylüyorum. Bugün sizi kınamak yok. Allah sizi affetsin. O merhametlilerin en merhametlisidir.” dedi ve genel af ilân etti.Mekke’nin fethiyle İslâm büyük bir hızla yayıldı. Tüm Arabistan yarımadası müslümanların egemenliğine girdi. Mekke’nin fethinden sonra, müslümanlardan imkânı olanlara hac ibadeti emredildi. Peygamberimizin (a.s.) 22 Şubat 632 günü Mekke’ye doğru yola çıktı... Hac ibadetinin olmazsa olmaz kurallarından biri de, Arafat denilen sınırları [...]

MEKKE’NİN FETHİ

21 Haziran 2019|Categories: Peygamber Efendimizin Hayatı|

Müslümanlar onlara çok zor geldiği halde anlaşma kurallarına uymuştu. Ama müşrikler, üzerinden iki yıl geçtiği halde, şartları yerine getirmiyorlardı. Peygamberimiz on bin kişilik bir ordu topladı. Mekke’ye doğru yola çıktı. Savaş olmadan Mekke fethedildi. Kâbe putlardan arındırıldı. Hazreti Muhammed tam altmış bir yaşındaydı. Öğle namazı vaktinde Hazreti Bilâl, Kâbe’nin üzerine çıkarak, ezan okudu. Resûlullah efendimiz namaz kıldırdı. Müslümanlar sabretmişlerdi ve bu zafer sabırlarının karşılığıydı.

PEYGAMBERİMİZDEN (s.a.v.) MEKTUP VAR!

21 Haziran 2019|Categories: Peygamber Efendimizin Hayatı|

O bir sene boyunca, savaş endişesi yaşamadan, müslümanlar dünyanın çeşitli yerlerine elçiler gönderip, İslâm’ı yaymaya çalıştılar. Mesela Bizans İmparatoru’na şöyle bir mektup yollamıştı Peygamberimiz (a.s.):“Bismillâhirrahmanirrahim. Allah’ın kulu ve Peygamberi Muhammed’den Bizans İmparatoru Herakliyus’a. Hidayete uyanlara selâm olsun. Seni İslâm’a çağırıyorum. İslâm’ı kabul et ki kurtuluşa eresin. Allah da sana mükâfatını iki kat versin. Eğer kabul etmezsen halkın günahını sen çekersin. Ey Ehli Kitap! Sizinle bizim aramızda ortak olan söze geliniz. Sadece Allah’a kulluk edelim ve ona hiçbir şeyi ortak koşmayalım. Allah’ı bırakıp da kimimiz kimimizi ilâhlaştırmasın. Eğer yüz çevirirlerse, şahit olun biz müslümanız, deyiniz.”

HENDEK SAVAŞI

21 Haziran 2019|Categories: Peygamber Efendimizin Hayatı|

Uhud Savaşı’ndan iki yıl sonra, müşrikler on bin kişilik bir ordu ile yola çıktı. Bu haberi duyan Peygamberimiz (a.s.) müminleri camide topladı. İranlı Selman, ülkesinde bu gibi durumlarda, şehrin etrafına hendekler kazıldığını anlattı. Bu fikir herkesin aklına yatmıştı. Hemen işe koyuldular. Düşman atlılarını hücumdan caydıracak genişlikte, bir atın içine düştüğünde çıkamayacağı derinlikte hendeklerle Medine’nin etrafını çepeçevre kazdılar.Hendek kazmak o kadar da kolay bir iş değildi. Gece gündüz taşlara kayalara balyoz indiren müminler, onlarla birlikte hiç durmadan çalışan Peygamberimiz yanlarında olmasaydı, yorgunluklarının daha da farkında olurlardı belki de. Tabi bir de açlıklarının. Üç gündür aç oldukları halde, açlığı hissetmemek için karınlarına [...]

MÜNAFIKLAR UHUD YOLUNDA

21 Haziran 2019|Categories: Peygamber Efendimizin Hayatı|

Bedir Savaşı’ndan bir yıl sonra yapılan bir meydan savaşıydı Uhud. Bedir yenilgisini hazmedemeyen Mekkeliler, tam donanımlı üçbin askerle gelmişlerdi Uhud Dağı eteklerine. Müslümanlar ise bin kişi çıkmıştı yola. Ancak yolda üç yüz kişi vazgeçerek, ordudan ayrılmıştı. Görünüşte müslüman gibi görünen bu kişiler, gerçekte inanmayan münafıklardı. Hazreti Peygamber ve müslümanları korkutarak, umutlarını yıkmaktı amaçları.Uhud Savaşı için mevzilenirken, Peygamberimiz en iyi elli okçuyu, sol taraftaki önemli bir noktaya yerleştirip: “Oklarınızla bizi müşriklerin atlılarından koruyun. Onların arkamızdan dolaşıp bize saldırmasına izin vermeyin. Savaşı kazansak da kaybetsek de asla yerinizden ayrılmayın. Öldürüldüğümüzü bile görseniz yardıma gelmeyin.” buyurmuştu. Fakat okçular, savaşta üstün olduklarını düşündükleri bir [...]

BEDİR’E DOĞRU

20 Haziran 2019|Categories: Peygamber Efendimizin Hayatı|

İslâm tarihinin ilk önemli savaşı olan Bedir’di konu. Müslümanlar Medine’de barış ve güven içinde yaşarken, Mekkeli müşrikler onlarla savaşa hazırlanıyorlardı.Peygamberimiz (a.s.) üçyüz beş arkadaşı ile birlikte Bedir’e ilerledi. Müşriklerin ordusu onların üç katıydı. Aslında İslâm ordusuna katılmak için gelen başka müslümanlar da vardı. Ama yolda müşriklere yakalanmış ve savaşta Hz. Peygamber’in (s.a.v.) yanında yer almamaları şartıyla serbest bırakılmışlardı. Resûlullah (s.a.v.) yardıma ihtiyacı olduğu halde, onları orduya almadı. Bir söz vermişlerdi ve bu sözlerinde durmaları gerekirdi. “Allah’ım işte Kureyş! Onlar kibir ve gururla geliyor, sana karşı çıkıyor, senin Peygamberini yalanlıyorlar. Allah’ım, bize yardım et! Eğer şu bir avuç müslümanın yok olmasına [...]

KADİR GECESİ

20 Haziran 2019|Categories: Peygamber Efendimizin Hayatı|

Hicretten bir buçuk sene sonra müslümanlara farz kılınan oruç, Peygamberimizin (a.s.) en önem verdiği ibadetlerden biriydi. Ramazan boyunca kimsesizlere ve yoksullara yardım çalışmalarını daha da arttıran Hz. Muhammed (a.s.), yatsı namazından sonra teravih namazı kılardı. Onun örnek aldığımız tüm davranışları gibi, bu namaz da yaygın bir sünnet olarak bu günlere ulaşmıştır. Üstelik Kur’an da bu ayda Kadir Gecesi’nde indirilmiştir.

MEDİNE BARIŞ YURDU!

20 Haziran 2019|Categories: Peygamber Efendimizin Hayatı|

Müslümanlık sadece ailesiyle, sevdikleriyle, aynı inancı paylaştıkları ile iyi geçinmek demek değildi. Meselâ Medine’de yalnızca müslümanlar yoktu. Yahudiler ve müslüman olmayan Araplar da bir hayli çoktu. Peygamberimiz bu toplulukların hepsi ile görüşüp, birlikte barış içinde yaşamak için bir anlaşma yapmıştı. Bu anlaşmaya göre, müslümanlar ile yahudiler eşit haklara sahip olacaktı. Hangi taraftan olursa olsun, kim bir haksızlığa uğrarsa, ona yardım edilecek, dışarıdan gelen saldırılara karşı Medine birlikte savunulacaktı.

MEDİNELİ ENSAR ile MEKKELİ MUHACİRLERİN KARDEŞLİĞİ

20 Haziran 2019|Categories: Peygamber Efendimizin Hayatı|

Mekkeli müslümanlar Medine’ye hicret ederken tüm değerli eşyalarını Mekke’de bırakmışlardı. Medine’ye geldiklerinde yanlarında getirdikleri hiçbir şey yoktu. Her Medineli müslüman Mekke’den gelen bir muhaciri kendisine kardeş seçmişti. Evler, araziler, eşyalar, kısacası her şey, bu kardeşler arasında pay edildi. Bu bir zorlamayla da olmamıştı üstelik. Kardeş kardeşe severek yardım eder, onunla severek paylaşırdı her şeyini. İslâm, birlikte yaşadığımız insanlarla iyi geçinmemizi, bizden güçsüz, zayıf olanlara yardım etmemizi, birbirimizi affetmemizi istiyordu. Sahabe İslâm’ı en güzel şekilde yaşıyordu.

İLK CAM

20 Haziran 2019|Categories: Peygamber Efendimizin Hayatı|

İslâm’ın ilk camii, Mekke’den Medine’ye hicret sırasında, Medine yakınlarında namaz kılmak isteyen Peygamberimizin isteği ile, Kuba denilen yerde yapıldı. Kuba Mescidi’nden sonra, Medine'de de ilk iş olarak müslümanlar bir cami yaptı. Bugün Peygamberimizin (s.a.v.) kabrini de içine alan bu yerin adı Mescid-i Nebevî idi. Müslümanlar burada bir araya geliyor, sohbet ediyor, kimsesiz ve yoksulları barındırıyor ve önemli kararlar alıyorlardı. Mescidin yanına “Suffe” adı verilen bir de bölüm yapılmıştı. Suffe’de müslümanlar Kur’an öğreniyor, Hazreti Peygamber’in öğretmenliğinde, her konuda yetiştiriliyordu. Yatılı bir okul olan Suffe öğrencilerine Ashâb-ı Suffe deniliyordu. İlk caminin ilk ezanını da, Hazreti Bilâl-i Habeşî okumuştu.

PEYGAMBERİMİZİN EV SAHİBİ

20 Haziran 2019|Categories: Peygamber Efendimizin Hayatı|

Peygamberimiz Medine’ye hicret edince, Medineliler onu misafir etmek için birbirleriyle yarışa girdiler. Herkes Allah’ın resulünün kendi evinde kalmasını istiyordu. Peygamberimiz ise kimseyi üzmek istemezdi. Seçimi devesi Kusva’ya bıraktı. Deve kimin evinin önünde durursa Peygamberimiz onun evinde kalacaktı. Kusva yavaş yavaş yürüdü. Sonra Ebû Eyyûb el-Ensârî (r.anha)’nin evinin önüne çöktü. Resûlullah Efendimiz (a.s.) yedi ay kadar Eyüp Sultan Hazretleri’nin evinde konuk oldu. İstanbul’da Eyüp Sultan semti ismini Peygamberimizi evinde konuk eden bu sahabeden almaktadır. Çünkü Hazreti Eyyûb el-Ensârî yetmiş yaşından sonra İstanbul’u fethetmek için yola çıkan İslâm ordusu ile birlikte ta Arap yarımadasından İstanbul’a gelmişti. O aslında Medineli bir sahabeydi.

AY DOĞDU ÜZERİMİZE

20 Haziran 2019|Categories: Peygamber Efendimizin Hayatı|

Tam üç gün sürmüştü Peygamberimiz ve sevgili dostu Ebû Bekir’in mağaradaki bekleyişi. Sonra Üraykıt oğlu Abdullah’ın getirdiği develerin üzerinde, Medine yolculuğu başladı. Hazreti Hatice’nin akrabası Varaka’nın dediği gibi, Peygamberimiz (s.a.v.) elli üç yaşında yurdundan ayrılmak zorundaydı. Elbette ki doğup büyüdüğü, evlenip aile kurduğu bir şehirden ayrılmak zordu Hz. Peygamber için. Mekke’ye dönüp uzun uzun baktı. “Mekke, sen benim için yeryüzünün en güzel şehrisin. Eğer beni senden ayırmasalardı, ben asla senden ayrılmazdım. Bir gün sana tekrar döneceğim.” diye buyurdu.

ÖRÜMCEK ve GÜVERCİN

20 Haziran 2019|Categories: Peygamber Efendimizin Hayatı|

Medine’ye hicret yolunda, Peygamberimiz, Ebû Bekir (r.a.) ile birlikte bir mağarada gizleniyordu. Fedailerden biri mağaranın kapısına kadar geldi. Mağaranın girişinde bir örümcek ağ örmüş, içine de bir güvercin yuva yapmıştı. Allah’ın son peygamberi Hazreti Muhammed, bu küçücük iki asker tarafından müşriklerden korundu, gizlendi. Fedai, buraya yakın zamanda birisi gelmiş olsa, güvercinin yuvası, örümceğin ağı bozulurdu diye düşünüp, oradan ayrıldı.

MEDİNE’YE DAVET

20 Haziran 2019|Categories: Peygamber Efendimizin Hayatı|

İslâm’ı yaşamaya ve yaymaya çalışan Peygamberimiz (s.a.v.) ile ashabı, Mekke’de büyük sıkıntılar içindeydi. İnançlarını özgürce yaşayabilecekleri bir yurt arayışları sürmekteydi. Bir gün Medine’den gelen dört kişi, İslâm'ın davetinden etkilenerek müslüman oldu. Gelecek yıl Hac mevsiminde yine Mekke’ye geleceklerine söz verdiler. Yanlarında altı kişi daha vardı. Sayıları artmıştı. Peygamberimize (a.s.) “Allah’a hiç bir şeyi ortak koşmayacaklarına, hırsızlık yapmayacaklarına ve ahlaksız ilişkilerden uzak duracaklarına, kız çocuklarını öldürmeyeceklerine, başkalarına iftira etmeyeceklerine” dair söz verdiler. Ertesi yıl yine aynı yerde buluştular. Üstelik bu kez tam yetmiş kişiydiler. Peygamberimize (a.s.) bir de teklifleri vardı. Mekkeli müslümanları Medine’ye çağırıyorlardı. Müslümanların Medine’ye gitme hazırlığı, bölgede İslâm’ın yayılmasından [...]

TAİF VE GECE YOLCULUĞU

20 Haziran 2019|Categories: Peygamber Efendimizin Hayatı|

TAİFMüslümanların tek derdi rahat ve huzur içinde yaşamak değildi. Onlar İslâm’ın güzelliğini tüm insanlığa yaymak niyetindeydi. İşte bu yüzden Peygamberimiz (s.a.) de evlatlığı Zeyd ile birlikte, Mekke’nin yakınındaki Taif’e gitti. Ama Taifliler Habeşistan kralı gibi davranmadı onlara. Taşladılar, hakaret ettiler. Peygamberimizi ve Zeyd’i yaraladılar.GECE YOLCULUĞU Bir gece vakti Cebrail gelip, Mekke’den almış, Kudüs’teki Mescid-i Aksa’ya götürmüştü Peygamberimizi. Buradan da birlikte semaya yükselmişlerdi. Müslümanlara beş vakit namazın emredildiği bu gece, müslümanlar için çok önemliydi ve günümüzde de Miraç kandili olarak kutlanılmaktadır. Peygamberimizin bu yolculuğu gönüllerde yaşatılmaktadır.

HABEŞİSTAN’A HİCRET

20 Haziran 2019|Categories: Peygamber Efendimizin Hayatı|

Mekke’deki müslümanlar eziyet çekmekten çok bunalmışlardı. Peygamberimiz (a.s.) onların haline çok üzülüyordu. Birlikte daha rahat edecekleri, müşriklerin işkencelerinden kurtulacakları yeni bir yurt aramaya koyuldu. Onbeş kişilik bir grubu Habeşistan’a gönderdi. Ertesi yıl, yüz kişi daha onların peşinden gitti. Mekkeli müşrikler, müslümanların başka bir yerde bile yaşamasına tahammül edemiyordu. Pahalı hediyeleri ile birlikte Habeşistan Kralı Necaşi’ye gittiler. Müslümanları kendilerine iade etmesini istediler. Necaşi, ülkesine sığınan müslümanlara, Mekke’den neden ayrıldıklarını sordu. Ebû Tâlib’in oğlu Cafer, iyiliği emredip, kötülüğü yasaklayan bir peygambere iman ettikleri için, bu yüzden putlara tapan kabilelerinin onlara işkence ettiğini anlattı. Necaşi Allah’tan gelen âyetleri duymak istiyordu. Cafer (r.a.), Meryem [...]

BOYKOT

20 Haziran 2019|Categories: Peygamber Efendimizin Hayatı|

Peygamberimiz (a.s.) İslâm davasından vazgeçmeyince, müşrikler kendi aralarında bir anlaşma imzalayıp, Kâbe’nin duvarına astılar. Bu anlaşmada, müslümanlarla tüm ilişkilerini kestikleri yazıyordu. Peygamberimizin akrabaları ve müslümanlar ile alış veriş yapmayı, evlenmeyi ve konuşmayı yasaklamışlardı. Açlık ve yoksulluk dayanılmaz bir hal almıştı. Bu durum tam üç yıl sürdü. Bu üç yılın sonunda Peygamberimizin (a.s.) akrabalarının da içinde bulunduğu insaf sahibi birkaç Mekkeli, Kâbe’nin duvarındaki anlaşmayı yırtarak, boykotu sonra erdirdi.

İLK MÜSLÜMAN ŞEHİTLER

20 Haziran 2019|Categories: Peygamber Efendimizin Hayatı|

Müşriklerin en büyük düşmanı Allah’ın peygamberi idi. Gördükleri yerde kimi ona tükürüyor, kimi başına toprak atıyor, kimi de kötü sözler söylüyordu. Kızı Zeynep gözlerinden yaşlar akarak elinde bir tas su ile koşuyordu babasının yanına. Babası elini, yüzünü yıkadıktan sonra şöyle diyordu: “Kızım ağlama! Kuşkusuz Allah babanı koruyacaktır!”Yasir ve eşi Sümeyye de müslüman olmuştu. Fakir ve güçsüzdüler. Bu yüzden onlara daha kolay işkence edebilirdi müşrikler. Ebû Cehil, insanlık dışı işkencelerle bu karı kocayı dinlerinden caydırmaya çalıştı. Ama onlar dönmediler sözlerinden. Çileden çıkan Ebû Cehil, diğer fakir ve güçsüzleri korkutmak, İslâm'a yönelmekten caydırmak için mızrağını kaldırdı. Onların canlarını alarak, diğerlerinin gözünü korkutmaktı [...]

BENİM ADIM ÖMER!

20 Haziran 2019|Categories: Peygamber Efendimizin Hayatı|

İslâm’ın yayılmaya başladığı o ilk günlerde, Hazreti Muhammed’in peygamberliğini ilan ettiğini duyan Ömer, kararını vermişti, Muhammed’i (a.s.) öldürecekti. Onun bu niyetini duyanlar “Sen onu bırak da enişten ve kız kardeşine bak! Onlar da müslüman oldular.” deyince iyice hiddetlendi. Hışımla kardeşinin evine yöneldi. Kapının önünde bir ses duydu. Kardeşi ve eşi Kur’ân-ı Kerim okuyordu. İlk önce onların canını alacaktı. Ama kız kardeşi de en az Ömer kadar cesurdu. Ne dayaktan ne de ölümden korktu. Abisi kılıcını çekmiş karşısında dururken söylediği söz “Ömer, Allah’tan kork! Sen de duy ki, biz müslüman olduk. Ne yaparsan yap, bizi dinimizden vazgeçiremezsin. Biz asla dinimizden dönmeyeceğiz.” [...]

BENİM ADIM ÖMER!

20 Haziran 2019|Categories: Peygamber Efendimizin Hayatı|

İslâm’ın yayılmaya başladığı o ilk günlerde, Hazreti Muhammed’in peygamberliğini ilan ettiğini duyan Ömer, kararını vermişti, Muhammed’i (a.s.) öldürecekti. Onun bu niyetini duyanlar “Sen onu bırak da enişten ve kız kardeşine bak! Onlar da müslüman oldular.” deyince iyice hiddetlendi. Hışımla kardeşinin evine yöneldi. Kapının önünde bir ses duydu. Kardeşi ve eşi Kur’ân-ı Kerim okuyordu. İlk önce onların canını alacaktı. Ama kız kardeşi de en az Ömer kadar cesurdu. Ne dayaktan ne de ölümden korktu. Abisi kılıcını çekmiş karşısında dururken söylediği söz “Ömer, Allah’tan kork! Sen de duy ki, biz müslüman olduk. Ne yaparsan yap, bizi dinimizden vazgeçiremezsin. Biz asla dinimizden dönmeyeceğiz.” [...]

DAVET BAŞLIYOR

20 Haziran 2019|Categories: Peygamber Efendimizin Hayatı|

Peygamberimiz en yakınından başlayarak, insanlara İslâm’ın güzel çağrısını ulaştırma emri üzerine, bütün akrabalarını evinde yemeğe davet etti. Yemek sonrasında onlara İslâm’ı anlattı. Allah’ın var ve bir olduğunu, kendisinin O’nun peygamberi oluşunu, bu yüce görevini kusursuz bir şekilde yerine getirmek isteğini söyledi... En sert tepki Peygamberimizin amcalarından biri olan Ebû Leheb’den geldi. “Akrabasını böyle kötü bir şeye davet eden başka kimse görmedim!” diyerek evi terk etti. Ama Resûlullah (s.a.v.) efendimiz vazgeçecek değildi. Ertesi gün yine bir davet verdi. Yine anlattı doğru bildiklerini. Sonra çağrısını Mekke halkına da duyurdu. Meydanın orta yerinde, yüksekçe bir kayanın üzerinde durdu. “Ey Kureyşliler!” diye seslendi. “Şu [...]